2 Mart 2009 Pazartesi

PERSONAL JESUS


Cennet-cehennem anlayışının var olduğu dinlerde kul, işlediği günahların bedelini cehennem adını verdiğimiz yazları sıcak ve kurak, kışları sıcak ve kurak, genel olarak sıcak ve kurak ve yakıcı bir ortamda çeker. Son tahlilde yanar, döner, bir daha yanar. Peki ya cehennem müşteri odaklı bir anlayışla tasarlanırsa? Toptan herkesi yakmak yerine kişiye özel cehennemler varsa, herkesin kişisel cehenneminde günahlarının bedelini ödemesi imkan dahilinde olursa cehennem nasıl bir yer olur?


Benimkinde misal, fonda İbrahim Erkal çalacağına eminim. Adamın sesini ne zaman duysam sağ gözümde bir seyirme oluyor. Oluyor yani elimde değil. İbrahim Erkal'ın sesine bitmek tükenmek bilmeyen korna sesleri de eşlik etse gerçek bir yıkım olacaktır. Sonra aynen Otomatik Portakal'daki gibi bir aparat yardımıyla Melih Gökçek'in katıldığı televizyon programlarını izlemek zorunda bırakılmam tövbekar bir günahkara dönüşmemde kilometre taşı olacaktır, bundan eminim. Hele o hipnotize edici gülümseme yok mu, eminim ruhumu arındıracaktır. Bütün bunlar olurken 8 saatten az olmayacak şekilde otobüs yolculuklarına çıkmam da işlediğim günahları bir bir hatırlamama yardımcı olacaktır.


Otobüs yolculuklarının ardından mümkün olduğunca havasız bir ortamda, yaklaşık 15.000 dosyanın bulunduğu bir icra dairesinin raflarının arasında kah eğilerek kah yukardaki raflara uzanmaya çalışarak, bu arada şıpır şığır terlerken dosya arayan diğer insanlara yol vererek dosya aramak da yeterince caydırıcı bir ceza olabilir.


Ah evet, askerlikte ilk gün.. "Bugün Aslında Dündü" diye bir film vardı. Adamın biri sürekli aynı güne uyanıyordu. Saniyesi saniyesi aynı güne. İntihar etmek bile gelmiyordu elinden, sonsuz döngüye mahkum olmuştu. O hesap askerliğin en zor gününün ilk günü olduğunu hesaba katarak sürekli askerliğin ilk gününü yaşamak da azap verici olacaktır. Bir yandan askerliğin ilk gününü yaşarken bir yandan aşık olduğun hatundan bir ses, nefes beklemek azap katsayısı açısından opsiyoneldir. Hayır, hayır, hiç bir Tanrı bu kadar acımasız olmamalı.

3 yorum:

Adsız dedi ki...

sürekli aşık olup terk edilmektir benim cehennemim herlade

suzanne* dedi ki...

mükemmelmiş.
tuttum ben bu fikri.bravağ.

adektlimited.blogspot.com dedi ki...

farklı bir bakış açısı..o değilde personal jesus başlığı ve ibrahim erkal fotosunu görünce ulen ne oluyoruz dedim..yüzyılın cover'ı diye düşündüm bir an..