22 Ağustos 2011 Pazartesi

THE NEXT THREE DAYS


Next Three Days, Russell Crowe'un başrolünde yer aldığı bir hapishaneden kaçış hikayesi. Böyle söyleyince filmde Russell Crowe'den başkası oynamıyormuş gibi geliyor insana, gelsin. Künt Türk erkekliğinden muzdarip bir kardeşiniz olarak Gladyatör filminden beri Russell Crowe bir yana dünya bir yana. Şöyle bir repliği dile getiren adam unutulmaz, unutulamaz:

" My name is Maximus Decimus Meridius, commander of the armies of the north, general of the felix legions, loyal servant to the true emperor ,Marcus Aurelius, father to a murdered son, husband to a murdered wife, and i will take my vengeance in this life or the next!!!"

(Böyle Frenk dillerinden alıntı yapınca ukala gözükme riski var amma konuyu herkes biliyor, o yüzden özet geçmek gerekirse; "şimdi kabileni zittim" diyebiliriz)

Ha, ne diyoduk Russell Crowe, evet, kendisini sevmemin bir diğer sebebi harikulade ses tonu. Son olarak da bir ödül töreninde o nefis sesiyle "hayallerinizin peşinden koşmaktan korkmayın kardeşlerim" temalı bir konuşma yapmış olması. Öyle etkileyiciydi ki bütün hayallerimi gözden geçirdim, bir müddet bu konuşmaya layık olmak için hayal kurdum.

Öhm, Russell Crowe ile olan ön sevişmemizi bitirdikten sonra konuya gelelim. Bu kadar gladyatör referansı verdikten sonra Russell Abi'nin yine kıyma makinesi şeklinde estiği bir film beklemeyin. Tam tersine, bu kez devlet okulunda öğretmenlik yapan sıradan bir adamı canlandırıyor.

Evet, filmimiz hapishaneden kaçma teması üzerine kurulmuş ancak minik bir farkla. İçeride olan Russell Crowe'un canlandırdığı John karakteri değil, onun karısı. John, ince ince, ilmek ilmek bir plan yaparak karısını hapishaneden kaçırma uğraşı içine girer. Bu işler nasıl olur, ne yapılır, nereye kaçılır bilemediği için bir bilene danışır, internet, google ne varsa döker ortaya ve eyleme girişir. Firar hazırlığı bir parça uzun, birazcık durağan ama sonlara doğru yükselen tempo gerçekten heyecanlı. Karşımızda bir klasik yok ama iyi vakit geçirmek için ideal bir film var.

2 yorum:

spawch dedi ki...

bu filmin prison break cakmasi oldugunu dusunmuyor musun?

stardust dedi ki...

prison break ilk sezonuyla bir efsane yarattı, bundan sonra yapılacak bütün hapishane kaçışı temalı fimler onunla karşılaştırılacak, bence bunuun etkisi var