
ne geçmiş tükendi ne yarınlar, hayat yeniler bizleri, geçse de yolumuz bozkırlardan, Denizlere çıkar sokaklar
31 Ağustos 2009 Pazartesi
ÇANAKKALE'DE TÜRKLERLE BERABER

27 Ağustos 2009 Perşembe
AŞK
26 Ağustos 2009 Çarşamba
DUATEPE

25 Ağustos 2009 Salı
THE READER

24 Ağustos 2009 Pazartesi
DÜNYA ATLETİZM ŞAMPİYONASI

20 Ağustos 2009 Perşembe
TATİL SONRASI İŞ BAŞI YAPAN ÇALIŞANIN SAYIKLAMALARI

Bu klişelerin hiç birini yaşamama izin vermeyen hayat beni nedensiz bir şekilde yoruyordu ki Ayşe tatile çıktı.Ayşe'nin tatile çıktığı yerde ben durur muyum? Ben de çıktım bittabi. Minamo platonik, elamu süpersonik diye şarkılar söyler iken bir bakıverdim denize, deniz bitmiş. Terk etmeye hazırlanan bir sevgili gibi her güzel şeyin bir sonu var diyen patron çok yönlü kişiliğini bir kez daha sergileyerek giy dedi tulumları. Cem Karaca'ya mı kızsam, hayata mı küssem bilemişken işte geldim burdayım, ben bu işte ustayım. Yine aynı masa, yine aynı kafası karışık bilgisayar, yine aynı ofis içi ayak oyunları, messai maranın düzlüklerinde yankılanan saatin tik takları. Tik tak tik tak, olur mu hiç çalışmamak?
Hadi benim kafadan buharlar çıkarken bir oyun oynayalım;
Yukarıdaki metinde kaç adet klişe vardır ?
a)Ben olmuşum klişe
b)Klişe sensin, postal sana girsin.
c)21
d)Birdirbir
İstediğiniz sorudan başlayabilirsiniz. Süre 1 saat. Ek kağıt verilmeyecektir. Başarılar
19 Ağustos 2009 Çarşamba
MELİHGÜCÜ
Madalyonun diğer yüzünde ta İmalat-ı Harbiye'den bu yana var olan, 100 yıllık bir çınarın onun bunun oyuncağı haline getirilmesi var, daha ne olsun. Geçeceksin o şampiyonluk hayallerini filan. Bu işte bir tek kişi şampiyon olur, o da sarı lacivert rengini taşımaz.
Ne var canım, takım iddialı hale gelir, başarılı olur diyecek olanlar yıllardır İstanbul takımlarına Bizans'ın üç gülü dediklerini unutmasınlar. Hani sizin sevginiz başarı odaklı değildi? Takım başarılı olacaksa kendi dinamikleri içinde başarılı olur, siyaset oyunlarına figüran olarak değil.
Mahallenin en güzel kızına göz koyan yılışık gülüşlü para babaları daha önce nerelerdeymiş acaba? Madem niyetleri bu denli iyiymiş yıllardır neden esirgemişler cömertliklerini? Bizleri neden yıllardır pislik içinde maç seyretmeye mahkum etmişler?
Bu takımı sen seviyorsun arkadaş, bunların sevgisi yalan.
5 Ağustos 2009 Çarşamba
SICAK
Önce iş, sonra tatil derken bloga ilişemedim. Yoksa dükkanı kapatmadık henüz:)
27 Temmuz 2009 Pazartesi
ANAKİN SKYWALKER
Kimse bana aşkı için, anası için demesin kardeşim. Padme, bunun hayınlığından dünya değiştirdi. Ne demişti Padme'yi muayene eden droidler; "durumu çok iyi, ama neden olduğunu bilmediğimiz bir şekilde ölüyor, yaşamak istemiyor sanki" Yaşamak istemez tabi.Senin de sevdiğin bir anda Dark Side'a geçse, sen de yaşamak istemezsin kardeşim.
Yapmayacaktın bunu Anakin, yapmayacaktın bunu kardeşim. Biz seni o sarı sarı kafanla, afacan afacan bakışınla sevmiştik. Noldun sen böyle? Sevdiğin kadına ölümsüzlük armağan edeyim derken ölümün ta kendisi oldun be Anakinim
22 Temmuz 2009 Çarşamba
20 Temmuz 2009 Pazartesi
LETTERS FROM IWO JİMA

17 Temmuz 2009 Cuma
MEMLEKET MESELESİ
9 Temmuz 2009 Perşembe
BEYPAZARI
Pek çok konuda fikir ayrılığı yaşayabiliriz belki ama Ankara'nin gezilecek görülecek yerler bakımından fakirliği hususunda sanırım aramızda niza çıkmaz. Şehir dışından misafir geldiğinde misal bir kilitlenme oluyor bende. Nereye götürmeli mesela bu misafir kardeşimizi ? Ankara'ya ilk defa gelen pek çok insan öncelikle bir Anıtkabir'i görmek istiyor. Tamam başka? Eski Meclis var Ulus'ta, o da güzel. Başka? Atakule. Oranın esnafı da kan ağlıyor bu ara ama hadi orayı da görelim. Bir iki park, (Botanik, Seğmenler) İşte bitti, gitti.

Bu evlerden bir tanesi müze haline dönüştürülmüş. Beypazarı evlerinin orjinaline en yakın halini görmek için burası da gezilebilir ki o da şöyle bir yer; (Hayır, ablalar müzede sergilenmiyor)
Restoranlarda İç Anadolu'da olduğumuzu tüm açıklığıyla yüzümüze vuran et ve tahıl ağırlıklı yemekler bulunuyor. Denemek için yenilmeli kuşkusuz ama benim gibi Ege insanı için biraz ağır olduğunu söylemem lazım. Bir de 80 katlı baklava olayı var ki o enerji başka bir yere kanalize edilse eminim şimdi başka bir Türkiye'de yaşıyor olurduk. Bu mekanlarda alkol bulur muyuz sorusunu siz sormamış olun ben duymamış olayım. Alkol yerine Beypazarı kurusu var, ondan buyrun. Bir de havuç olayı saplantı haline gelmiş vaziyette. Benim bildiğimiz havıcı alır katur kutur yersin, ya da rendeler salataya koyarsın, o da olmadı ince ince doğrayıp limonlu su konmuş bir bardağın içine uzatırsın. Yok anam, Beypazarı'nda havucun suyundan, dönerine, dönerinden lokumuna kadar envai çeşit kullanım şeklini görebiliyoruz.
Ha, bir de gümüş işçiliği konusunda bir ünü var Beypazarı'nın, bak onu unuttum.
Yazdıklarımı bir kez daha okuyunca aslında matah bir yer değilmiş izlenimi uyandı lan bende :D Ama öyle değil valla, gerçekten görülesi bir yer.Yalnızca benim canım çookk sıkılıyor. Sorun Beypazarı'nda değil yani bende. ahahahaha
6 Temmuz 2009 Pazartesi
NİHAYET

1 Temmuz 2009 Çarşamba
SPACE COWBOYS

27 Haziran 2009 Cumartesi
BİR ZAMANLAR
24 Haziran 2009 Çarşamba
MEMUR ÇOCUĞUNUN TİCARETLE İMTİHANI BÖLÜM 2

19 Haziran 2009 Cuma
KORKUYORSAM SEBEBİ VAR
17 Haziran 2009 Çarşamba
HİGH PLAİNS DRİFTER

6 Haziran 2009 Cumartesi
LUCKY NUMBER SLEVİN



