İlk sezonda düğüm üstüne düğüm atılmış, sezon finali arkasında bir sis perdesi bırakarak gitmiş, bu arada dizi toplanmadık ödül bırakmamıştı. 2.sezon ilkinin bıraktığı yerden başlayıp atılan düğümleri yavaş yavaş çözen bir yapıyla, usul usul geldi sezon finaline. Bölümler ilerledikçe meselenin iyi kötü aydınlandığını düşünüp ufaktan gevşemişken öyle bir final yaptı ki dizi, belli ki herşey yeni başlıyor.
İzlemeye heveslenip de henüz izlemeyenler için böyle üstü kapalı yazmak durumundayım. Çok bir şey söylemediğimin farkındayım. Ama insanların üç kuruşluk keyfini kaçıran, ilgi manyaklarından olmak istemiyorum. Yine de özellikle 7. bölümde yaşanan ve dizinin gidişatını çok da etkilemeyen Aileen'den bahsetmek isterim. Günün 23 saatini penceresiz bir hücrede geçiren, sadece kalan 1 saatte gün ışığı görebilen Aileen'ın direniş/reddediş hikayesi dizinin genel durgun havası içinde daha güzel anlatılamazdı.
Dizinin genel durgun havası demişken ben böyle ağır tempolu hikayeleri seviyorum. Argo'yu da sevdim mesela. Bu tip yapımlar bana Soğuk Savaş döneminde geçen gerçekçi casus hikayelerini ya da hasmına "seni 38 yerinden bıçaklayıp leşini domuzlara yedireceğim" demek yerine kalp krizi acımasızlığında adam öldüren mafiosileri hatırlatıyor.
İnternette biraz bakınınca bu dizinin de alışılageldiği üzere Amerikan propagandası yapmakla suçlandığına tanık oldum. Sanırım, Amerikalılar'ın çektiği her filmin, dizinin Amerikan propagandası yaptığı ön kabulünden kurtulmak mümkün değil. İçine bakmaksızın ambalajdan yola çıkıp fikir sahibi oluyoruz çünkü. Bizzat Amerika Birleşik Devletleri Başkan Yardımcısı'nın emir verdiği bir operasyonda öldürülen 82 çocuktan bahseden, neredeyse bu bombalamadan doğan husumetin üzerine kurulu bir dizinin ne şekilde Amerikan propagandası yaptığını bir anlasam, ben de rahatlayacağım. Açık açık kendi yöneticilerini katliam yapmak ve bu katliamı örtbas etmekle suçlayan bir diziden bahsediyoruz. Ya da Aileen gibi, sonunun ne olacağını bilmeden hücrede, tek başına, izole edilip delirtilen insanlardan bahseden bir dizi nasıl Amerikan çıkarlarına hizmet ediyor, ben bilemiyorum.
Dizinin eksiği, gediği yok mu? Var, bol miktarda var hem de. Bir namaz sahnesi var ki üç yıl aynı abdestle namaz kılan Bektaşi'yi mumla ararsın. Bu arada daha önce Damien Lewis ve Clair Danes'in oyunculuğundan bahsetmiştim. Onların yanına Saul rolündeki Mandy Patinkin'i de eklemek lazım. Bir insana sakal bu kadar mı yakışır? Yakışıyor. Ve Saul gösterişsiz oyunculuğu ile yeni sezonun yıldızı oluyor.
3.sezon için Eylül'ü beklemek durumundayız. O zamana kadar ilk iki sezonu izlemeyenler izlesin, adamın asabını bozmasın
ne geçmiş tükendi ne yarınlar, hayat yeniler bizleri, geçse de yolumuz bozkırlardan, Denizlere çıkar sokaklar
dizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
22 Nisan 2013 Pazartesi
16 Haziran 2012 Cumartesi
HOMELAND
Damien Lewis, Band of Brothers (Kardeşler Takımı) 'daki Winters rolüyle sevgimi kazanmıştı. Homeland'de başrolün ona ait olduğunu görünce tereddüt etmeden diziyi edindim. Aradığım politik-gerilim tarzı bir hikayeydi, aradığımı fazlasıyla buldum.
Damien Lewis'in canlandırdığı Brody, önce Irak'ta Saddam'ın askerlerine esir düşer, daha sonra bir El Kaide liderine satılır. Esareti tam 8 yıl sürer. 8 yıl sonra bir biçimde geri dönmeyi başarır. Artık bir savaş kahramanıdır ama aynı zamanda yeni 11 Eylülleri önlemeye çalışan Ajan Carrie'nin gözleri üzerine çevrilmiştir. Bir yandan evini, ailesini toparlamaya çalışan Brody, bir yandan da Carrie ile başetmek zorundadır.
Hikayenin, zaman zaman uyuzlaşmaya varan bir sakinlik içinde ilerlediğini ama ara ara gerilim dozunun tavan yaptığını söyleyebiliriz. Sanırım en doğrusu senaryonun, bütün sorulara sırası gelince cevap verdiğini ve parçaları birleştirdiğini söylemek.
Damien Lewis'in başrolü paylaştığı Carrie Mathison karakterini canlandıran Claire Danes hakkında bişiler söylemezsem Allah baba beni taş eder. Kesinlikle, sinir bozucu, kesinlikle rahatsız edici ve kesinlikle çok ama çok başarılı. Hani böyle karakterler vardır, bir yandan kafasına bardak fırlatmak istersin, ama bir yandan da o olmadan hikayenin sakat kalacağını bilirsin, hah işte onların önde gideni, bayrak sallayanı.
Dizinin, şu ana kadar 12 bölümlük ilk sezonu yayınlandı. 2.sezonun 30 Eylül'de yayınlanmaya başlanacağı söyleniyormuş.Henüz hiçbir şey için geç değil yani.
Etiketler:
band of brothers,
dizi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

